top of page

Yıllar Süren Dava Sonunda %24 lük Yasal Faiz Olsa Bile Enflasyon Karşısında Alacağım Eridi. (2026)

  • 4 Mar
  • 5 dakikada okunur

Yazının Güncelleme Tarihi: 4 Mart 2026


Bu yazımızın inceleme konusunu Munzam Zarar oluşturmaktadır. Munzam zararı şöyle açıklayayım: Geçtiğimiz günlerde kulak misafiri olduğum bir konu; bir avukat meslektaşımız bir işçi alacağı davası açacak, dava açılmadan önce diyor ki, 2022'nin başında karşı taraf bize TL olarak o zamanın dolar karşılığı 10.000 $ teklif etti. Kabul etmedik. Dava açtık, dava tam 3,5 yıl sürdü. Dava sonunda ne aldık ? 5.000 $. Peki bu durumda 3,5 yıl beklemeniz yetmedi, 3,5 yıl beklediniz, bir de aradaki o fark olan 5.000 $ a ne oldu ?


Evet, bahsini ettiğimiz konu bu. İşte bu, munzam zarardır.


Bir de hukuki dille açıklayalım. Munzam zarar nedir ?


Munzam zarar, alacağın ödenmemesi nedeniyle alacaklının uğramış olduğu, temerrüt faiziyle karsilanamayan diğer bir deyişle "temerrüt faizini aşan" zararıdır.


Ne zaman önemli bu Munzam Zarar ?


En çok enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde önemlidir. Bir ülkede, yıllık yasal faiz yüzde 9 iken yıllık enflasyon oranı yüzde 85 ise aradaki bu fark olan "yüzde 76" ya munzam zarar, temerrüt faiziyle karşılanamayan zarar diyebiliriz. Malesef ki uzun yıllardır, hatta şöyle söyleyelim 1970'li yıllardan bugüne enflasyonla boğuşan ülkemizde de munzam zarar oldukça önem arz etmektedir.


Bir alacak davası, yıllar geçtikçe, enflasyon karşısında, paranın "gerçek" değeri karşısında erimektedir. Alacaklisini memnun edememektedir. Aradaki fark ciddi olsa da, her zaman Munzam Zararı elde edebilmek mümkün olmayabilmektedir.


Bir Veri:

Ülkemizde güncel olarak yasal faiz %24 oldu. 01.06.2024 tarihine kadar ise malesef ama malesef yalnızca %9 du. Dolayısıyla


İşte munzam zarar, yasal faizin %9 olduğu bir ülkede, yahut ister %24 olsun, ister başka bir şey olsun, enflasyon oranı ile yasal faiz arasındaki bu "ciddi" değer farkının, Zararın, alacaklı tarafından tahsil edilebilmesine yarar.


Peki yargı buna ne diyor ? Yani bir kişi, 2022 de TL cinsinden o zaman 10.000 $ lık alacak sahibiyken, yıllar sürmüş dava açmış, yahu 3,5 yıl beklemiş adam, üstüne faiziyle alması gerekirken, 3,5 yıl beklediği yetmezmiş gibi, faizi bırak, 5.000 $ ı uçup gitmiş, sadece ama sadece 5.000 $ almış.


Bu konuya malesef ama malesef olumsuz yanıt vereceğim. Bu, Yargımızın Kanayan bir yarası. Ve Yargıtay da malesef ama malesef, bu konuda çoğu zaman, (neredeyse %70-%75-%80 Hatta %90 oranınd) "Munzam Zararı" talep edilebilir bir zarar olarak görmedi.


Yargıtay diyor ki, -e yüksek mahkeme olduğu için tüm mahkemelerin de buna "uyması" gerekli- Yargıtay diyor ki, Munzam zararı talep eden kisi enflasyonun ispatlayacak (e Tüik var.) Bu yetmeyecek, yani bakın; Tüik, enflasyon olarak örneğin %75 diyor, ben ise %24 faiz aldım, Yargıtay diyor ki "Hayır" "Sen Ne Zarara Uğradın ?" diye bir de onu ispat et. Dedi. Diyor ve defalarca söyledi malesef. Yani, Enflasyonun olması zaten başlı başına bir "zarar"dır. Düşünün elimde bir elma var, bak diyorum; işte, elma burada. Görüyorsun, işte bu da kanıtı. O da diyor ki, Ama sen bana bunun elma olduğunu ispat et ? Yahu diyorum işte, işte; görüyorsun, keza sen de insansın, herhangi bir uzuv arızan, keza görme arızan da yok; bak gör işte, işte bu elma.


E hayır, sen bana bunun elma olduğunu ispat etmek zorundasın.


Yargıtay malesef ama malesef böyleydi. Yahu çıkan kararlar durum böyle olunca neydi biliyor musunuz ? "Elmanın Elma olduğu İspatlanamadığından"¹ "Davanın Reddine."


Dolayısıyla çıkan kararlar, yahu 5.000 $ kaybettim, yahu 3,5 yıl bekledim, yahu onu bırak, bir sürü mahkemeye para yatırdım, dava masrafı yatırdım üstüne bir de onların zararı oldu, onları saymıyorum bile, e ne olacak ? üstüne bir de -gerekirse- munzam zarar için ikinci bir dava açtım, -yani bunu, ikinci davayı açmak da gerçekten ama gerçekten zaman alan bir husus, bir de şunu söyleyelim, her zaman ikinci bir dava gerekmez. Detayı için ayrıntıya bakınız.- bunun bazen olmasının gerekmesi bile gerçekten üzücü.-⁸ Peki bu munzam zarar ikinci dava için de ikinci bir dava masrafı yatırdım ikinci davası için ayrı bir mahkeme masrafı yatırdım, yetmedi, davanın Reddine dedi. Demişti. Defalarca "Reddine" Şeklinde söyledi. Böyle bir "Haksızlığın Üst Noktası" ile karşı karşıya kalıyordu insanlar. İşini hakkıyla yapan insanlar, alacağı olan ve sadece devlet yargısıyla, hukuksal yolla almaya çalışan insanların karşısına çıkan durum, malesef ama malesef böyleydi.


Yani ne diyeyim, 23 Eylül 2012 tarihinden bu yana başlayan Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru yolu, sonunda sonuç verdi. Ne diyelim. Yargıtay mı, hala bu konuda sert.


Ancak size şöyle söyleyeyim. Küçük bir umut ışığı mı ? Yani zifiri karanlık olan bir bölgede, küçük, hatta küçücük bir ışığa dahi, dört elle hatta dört kolla sarılıyorsunuz.


Gene mi, gene bir karar, gene bir munzam zarar talebi, gene davacı vekili talep etmiş, yahu diyor ki sayın hakim biz fazlasıyla ama fazlasıyla zarara uğradık, karar ne mi yerel mahkeme gene munzam zarar talebini "Reddediyor". Karar mı, karar da kesinleşiyor.


Konu Anayasa Mahkemesine taşınıyor, Anayasa Mahkemesine deniyor ki, yahu bizim zararımız açık, enflasyon açık, daha neyi ispat edelim. (Şöyle belirtelim, munzam zarar talebi, sadece bu davaya özel olarak değil, açılan, neredeyse bütün, hatta %80 - %85 hatta %90 oranında kararların hepsinde reddediliyordu.)


Anayasa mahkemesi, sonunda, dedi ki; elmanın elma olduğunu ispat etmeye gerek yok, yahu elma işte, yani sağlıklı bir insansanız, herhangi bir göz arızanız şayet ki şayet yok ise, elma, işte burada, görebilirsiniz.


İşte AYM (Anayasa Mahkemesi), enflasyon, başlı başına munzam zararın ispatı için Yeterlidir. (Şükürler olsun, bunu diyen, çıkabildi.) Dolayısıyla reddedilen munzam zarar talebi, "Yerinde Değildir" dedi. Şükürler olsun.²


Yargıtay mı ? Yani AYM (Anayasa Mahkemesi) böyle dedi diye AYM diyor ki "Haklısın" Ama "Senin zararın Şu, yukarıdaki örneğimizde 10.000 $ olan alacağın 5.000$ a düşmüş, al sana şu kalan 5.000 $da demiyor. " Yahu AYM bile, yahu haklısın ama "Tazminat Talebinin Reddine" diyor. Yani Ne diyeyim. Bu iş Deveye Hendek Atlatmak Olsa Gerek.³


Bunun için ne Lazım ? Yargıtay ın, yahu biz munzam zararı kabul ettik, "al bu da munzam zarar" demesi lazım. Yoksa malesef ama malesef Yargıda işler bu şekilde, yürümüyor.


Yani ne diyeyim, tekerleği yeniden icat etmeye çalışmak gibi bir şey. Yargıtay'ın bu konuda karar vermesi için bile, bakın 3-5 ay demiyorum. Yıllar, Hatta On yıllar, hatta On'dan dahi fazla 30-40-50 yıldır uğraşılan konular bunlar. Ve Yargıtay'dan bir ses var mı, Malesf Yok. Gerçekten Ama Gerçekten, Yok. (Ne diyeyim.)


E bu kadar kötü yorum verdik. 1 tane, ama 1 tane iyi yorum, verelim.


Bakın, Yargıtay demesi lazım yoksa aradaki farkı, yani aradaki zararı gene alamıyoruz dedik.


Peki Yargıtay Dedi mi ?


Hala Çok Katı. Hala Çok Ama Çok Katı. Onu Söyleyeyim.


Ama 1 Tane, Ama 1 Tane Lehe Karar Çıktı !


Evet. Gerçekten ama gerçekten 1 tane Lehe Karar, Çıktı ! (Sonunda.)


Bu kararda da Yargıtay (Sonunda) dedi ki, "Elmanın elma olduğunu ispat etmeye gerek yok, Elma, İşte, Burada." (Yani Sonunda.) Gerçekten ama Gerçekten, Kendi Kendilerini, Bir Çıkmaza Sokmuşlardı.⁵


Bir Tane de Olsa, Sonuç İtibariyle Şu Anda, Umut Işığı (Hani Çok Değil, Gerçekten Çok Değil Ama,) "Var."


Yargıtay "sonunda" vermiş olduğu karar doğrultusunda munzam zarar icin mutlaka alacaklinin "elmayı elma olduğunu ispat etme" zorunluluğunu kaldırmıştır.⁶


Sonunda, bedelin temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar aradan geçen süredeki TEFE-TÜFE, banka faiz oranları ve en önemlisi döviz kurları ve diğer yatırım araçları ile sağlayacağı getirinin dikkate alınarak tüm bunlardan bir sepet yapılıp hesaplanacak miktara göre davacının munzam zararı tespit edilerek Tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Yerel Mahkemenin (gene) Ret kararını Bozmuştur.


Dolayısıyla artık, (malesef ama malesef hala çok sayıda ama çok çok sayıda aleyhe karar, Ret kararı, var.) ⁷ elmanın elma olduğunu ispatlama kriteri (en azından 1 tane bile olsun, yahu 1 tane kararla bile olsa) yoktur. (Normalde de zaten, olmaması gerekir.) diyebiliriz.


Bahsini etmiş olduğumuz karara, tarafımızla görüşme yapmak suretiyle ulaşabilirsiniz.


Nitekim munzam zarar talebinizle ilgili de, hukuki yardım almanızın gereklilik değil aksinin size 'pahalıya patlayan' bir husus olduğunu belirterek, bahse konu hususu saygılarınıza sunarım.


Okuduğunuz için teşekkürlerimi sunarak, Sevgi Saygı ve Temennilerimi Sunarım.


Kalın Sağlıcakla.


Av. Tolga Serhat AKÇAÖZ


⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯⎯

¹ Burada ironi yapılmıştır.

² Bkz. AYM 21.12.2017 gün ve 2014/2267 sayılı başvuru nolu karar,

yine AYM 8/7/2025 tar.li 'Caner Şafak Başvurusu' kararı.

³ Burada da ironi yapılmıştır.

⁴ Yazar burada "Şükürler Olsun" demiştir.

⁵ Yani ne gerek var.

Yarg. 15. HD. 15.03.2021 tarihli kararı.

⁷ Üzülerek söylüyorum.

⁸ Munzam zarar, açılan ilk davada da istenebilir. Bununla beraber, ikinci bir dava açıp açmak gerekip gerekmediği bir avukat vasıtasıyla özellikle de Munzam Zarar hususunda 'çalışmış' bir avukat vasıtasıyla değerlendirilmesi sizin yararınıza olacaktır.

Son Yazılar

Hepsini Gör
Kira Süresinin "Bitmesi" Nedeniyle Tahliye (2026)

Yazının Güncelleme Tarihi: 2 Şubat 2026 Bu yazımızda konut ve çatılı işyerleri için sadece kira süresinin "bitmesi" nedeniyle tahliye davası konusunu ele alacağız. Aşağıda belirttiğimiz süreler, sadec

 
 

Yorumlar




Bizimle Randevuyla Burada Görüşebilirsiniz:
(Randevu İletişim Bilgileri Hemen Aşağıdadır.)
 

Kısa konularda aşağıdaki İletişim Formu ile de bize ulaşabilirsiniz.

En sağlıklı olması adına her zaman yüz yüze görüşmeyi tercih ediyoruz.

Bununla beraber Kısa konularla sınırlı olmak üzere doldurabileceğiniz aşağıdaki İletişim formuna, iş yoğunluğumuza göre en kısa sürede size geri dönüş sağlayacağız.

                                                           İLETİŞİM FORMU:

Konu
bottom of page